Milano-Cortina’daki Kış Olimpiyatları devam ediyor. Pek çoklarının gönlünü çalmış olan artistik patinaj yarışmaları, öteden beri en çok ilgi gören dallar arasında yer alıyor. Geçen hafta sonu tek erkekler yarışması, olağanüstü gelişmelere sahne oldu. İki yıldır hiçbir şampiyonada geçilmeyen ve artistik patinajın kurallarını ve sınırlarını yeniden belirlediği belirtilen Amerika Birleşik Devletleri’nden İlia Malinin, serbest program finalinde, yedi adet dörtlü dönüş yapacağını bildirdiği ve bunlardan birisi de Olimpiyat tarihinde ilk defa gerçekleştirilecek olan dörtlü Axel dönüşü olduğu için serisi büyük bir heyecanla beklenen sporcuydu. Kısa programı da -tabii ki- birinci sırada bitiren ve açıkçası sıralama olarak daha aşağıda yer aldıkları için kendisinden evvel yarışacak olan patencilerin yasak savarcasına seyredileceği tahmin edilen Malinin, herkes için büyük bir sürpriz sayılan bir olaya imza attı. Kısa programı birinci sırada tamamlayan Kazakistan sporcusu Mikhail Shaidorov, kendisinden sonra yarışan artistik patinajcıların, serilerinde arka arkaya inanılmaz hatalar yapmaları sonucunda sıra Malinin’e geldiğinde, kendisinin de hiç beklemediği bir şekilde gümüş madalyayı garantilemiş bulunuyordu. Artık Malinin, piste çıkacak ve herkesin beklediği mükemmel serisini sunacak, bir programda dönülebilecek bütün dörtlüleri yapacak ve altın madalyayı alacaktı. Bütün dünya bu hikâyeye kendisini hazırlamıştı.

Malinin, buz pistine çıktı ve serisini sunmaya başladı. Gecenin draması bitmemişti: Dörtlü Axel’i tekli yaptı, bir başka dörtlü dönüş ikilide kaldı, bir başkasında düştü, sonra gene düştü... Serisi tamamlandığında Malinin, ellerini yüzüne kapatmış ağlıyordu. Bu seri ile altın madalyayı alamayacağı çok açıktı. Fakat puanlar açıklandığında görüldü ki, Malinin altın madalyayı alamayacağı gibi gümüş ve bronz madalyaları da elde edebilecek durumda değildi. Malinin, birinci sırada başladığı serbest programı inanılamayacak bir sonuçla sekizinci sırada bitirirken, hâlihazırdaki birincileri misafir eden koltukta oturan Shaidorov, yüzü bembeyaz bir halde, olan biteni anlamaya çalışıyordu. İdrak etmeye çalıştığı ve herkes gibi onun da anlaması müşkül olan şey, kendisi için belki de imkânsız olarak gördüğü altın madalyayı kazanmış olmasıydı. Malinin, hemen yan tarafta oturan Mikhail Shaidorov’a gitti, sarıldı ve tebrik etti. Shaidorov’da sevinç belirtisi olmadığı gibi, hayret belirtisi de yoktu. Onu tarif edecek en doğru kelime belki de “şok”tu: Shaidorov, şoktaydı.

Malinin, Instagram hesabının adını “Dörtlülerin Tanrısı Ilia Malinin” olarak tercüme edeceğimiz şekilde “ilia_quadg0d_malinin” olarak koymuştu. Şimdi “Dörtlülerin Tanrısı”, onun yanında ancak bir “dünyalı” olarak addedilebilecek Shaidorov’a tebrik ve saygılarını sunuyordu.
“Dörtlülerin Tanrısı”, serbest programda kaydığı müziğe kendi sesiyle şu sözleri okumuştu: "Gerçek bilgelik, hiçbir şey bilmediğini bilmektir." / "Kaybolmuş olan, bilinmeyendedir." / "Fırtınayı kucakla."
"Sen bir şeysin, hiç değilsin." / "Geçmiş bir zincir değil, bir ipliktir; çekersen seni eve götürebilir." / "Işığın artık ulaşmadığı, henüz hiçbir yolun olmadığı yerden başla."
Almatı’da doğup büyüyen Shaidorov, elinden geleni sonuna kadar yapıp sınırlarını zorlamanın ötesinde bir şey olmadığını, garantilenmiş bir şampiyonluk bulunmadığını ve gayretin hangi noktada ödüllendirileceğini kimsenin bilemeyeceğini gösteriyor. Shaidorov, şampiyonluktan sonra Instagram hesabındaki paylaştığı videosuna, Türkçe olarak “Kıymetli Dostlar” hitabıyla başlıyor ve bu arada bütün Türk dünyasına da selam vermiş oluyor.
Malinin ise, serinin müziğindeki sözlerin muhtevasına uygun olarak, ışığın ulaşmadığı bir yerden yeniden başlamak zorunda… Zarif bir şekilde Shaidorov’u tebrik ederken, kendisi de belki hiçbir şey bilmediğini gerçek anlamda biliyor, sekizincilikle gelen büyük fırtınayı kucaklamak zorunda olduğunu anlıyor. Dörtlülerin Tanrısı, Tanrı’nın kendisinden başka tanrılara pek tahammülü olmadığını görüyor. Büyük bir eğitim sürecinden geçiyor…
Sonunda bir eğitim ve öğrenme mesajı olmayan hiçbir şeyin değeri yok. Bu bakımdan, spor da hem icra edene hem de seyircisine çok şey öğrettiği zaman değerli. Ama bu da bakış açısıyla mümkün yani öğrenmek isteyene ders çok.
Yorum Yazın